Aşil ile Kaplumbağa

Admin tarafından yazıldı. on . Posted in Paradokslar

(8 oy kullanıldı. Puanı 4.00 / 5.00 )

Aşil’i tanırsınız. Savaşçıların en hızlı koşanıdır. Yaşlı kap lumbağa ise, şişe dibi gözlüğüyle, belki de bildiğimiz en yaşlı, en yavaş yaratık.

Bir gün Asil ile kaplumbağa yolda karşılaşırlar. Tozu dumana katarak gelen Asil, kaplumbağaya öyle kü çümseyerek bakar ki, kaplumbağa kırgın ve kızgın, Aşil’i bir yarışmaya davet eder.

“iyi de dostum” der Asil “sence buna gerek var mı? Galibi baştan belli yarışın ilginç tarafı ne ki?”

K- Bana biraz avans verirsin!

A- Tabii ki ne kadar istersen. Bu neyi değiştirir ki?

K- Sadece 10 m versen yeter.

Böylece anlaşırlar. Kendinden emin Asil, yarış öncesi bacaklarını esnetmekte, sandallarının bağlarını kon trol etmekte ve kaplumbağa’nın çevresinde fır dönerek korku salmaya çalışmaktadır.

K- Asil sen hiç Zenon adlı eski Yunanlı filozofun adını

duydun mu?

A- Duymalı mıydım?

K- Yo hayır. Ama, Zenon’un şimdi yapacağımız yarış la ilgili bir görüşü var. istersen sana anlatayım belki ya rışı kazanacağından bu kadar emin olmazsın!

Saatine göz atan Asil. “anlat bakalım” der. “Şimdi sen bana on metre avans vereceksin ya”; “Evet” der Asil. “Bu on metreyi ne kadar zamanda ka patırsın sence?”

A- Çabucak, n’olacak?

K- Peki bu kısa sürede ben biraz yol almış olur mu yum?

A-Çok az.

K- Evet. Ama sen benim başladığım noktaya geldiğinde ben orada olmam. Sen benim son olduğum noktaya da çabuk gelirsin ama, beni orada da bula mazsın zira ben, sen gelene kadar çok az da olsa bi razcık daha ilerlerim. Lafı uzatmayayım, sen ne zaman benim son olduğum noktaya ulaşsan, ben oradan gitmiş ve az veya çok bir yol almış olurum. Değil mi?”

Biraz önceki güveni sarsılmış olan Asil, boş gözlerle bakarak, “evet” der. Kaplumbağa bu istediği cevabı alınca : “O halde sen bana asla yetişemezsin”‘i yapıştı rır. Ümitsiz Asil, bir çıkar yol bulamazsa da yarışı kay bedeceğine pek aklı kesmez.

Aşil’in tereddütünü gören Kaplumbağa, “bir de şöy le düşün, sen ne zaman benim daha önce olduğum noktaya ulaşırsan ulaş, geçen zaman sıfır olmaz de ğil mi?” Asil, arkasından bir çapanoğlu çıkacağından emin, şüpheyle “Öyle” der. “Peki ben hareketsiz ol mayacağıma göre, almış olacağım yol sıfırdan farklı değil mi?”

Ben tam onlar bu durumdayken oradan geçiyordum. Ümitsiz Asil, kaygıyla bana bakıp durumu hikaye etti ve kaplumbağanın haklı olup olmadığını sordu.

-Haklı! Dedim.

“Daha kötüsü, sen yerinden bile kıpırdayamazsın. Şöyle düşün: Kaplumbağanın olduğu yere varmak için önce o yolun yarısını almalısın. Yolun yarısını al mak için onun da yarısını alman gerekir. Yolun dörtte birini almak için önce onun da yarısını, yani yolun se kizde birini alman gerekmez mi? Sekizde biri almak için 16′da bir, onu almak için 1/32’si, onu almak için 1/64′ü, onu almak için 1/128′i vs yol almak gerekir. Yani, bir toz kadar yol alabilmeniz için, önce onun da yarısı kadar yol almış olmak gerekeceği için yerinizden kıpırdamanız dahi olanaklı değil. Kaplumbağa haklı. Onu asla yakalayamazsın!” deyip huzur içinde yoluma devam ettim. Sonradan öğrendiğime göre Asil, aslakaplumbağayı yakalayamayacağına tam ikna olma mış olmakla birlikte, yarışa devam etmek istememiş ve yenilgiye katlanıp şımarıklık yaptığı için özür dilemiş.

Ben ise, yolda kafamı bu konulardan arındırmış, ka vak yelleri ve kuş ıslıklarıyla giderken Cahit Arf Hoca ma rastladım. Bir ağacın altına oturmuş Gauss ile Öklid’in 5. aksiyomunu tartışıyorlardı. “Merhaba ca hil çocuk” dedi. “Duydum Aşil’i kandırmışsınız”. Ben daha yok mok demeden bir güzel “Aslında Ze-non’dan beri köprünün altından çok sular geçti” ile başlayan kısa bir nutuk attı. “Haydi Aşil’le kaplum bağayı anladım da, sen nasıl olur da limit kavramı yaratıldıktan sonra bile böyle düşünürsün?” dedi. Sonra 1/2+1/4+1/8+…=Zl/2n=1 olduğunu nasıl unuttuğumu ve beni zaten okuldayken de gözü nün tutmadığını söyleyip kendi işine döndü. Ben utanmış, kafamı tekrar bu konuya vermiş giderken, Aşil’in, benim değil Zenon’un kurbanı olduğunu fark ederek sevindim ve Bu Zenon Paradoksu’nu sizlere anlatmaya karar verdim.

Ama önce Aşil’i cep telefonundan arayıp, “yarıştan çe kilme” diye uyardım. Çok geçmeden kaplumbağa aradı; “iyi ama bu Zenon denen şahsiyete inanmakla nerede hata yaptım ben” dedi. ihtiyar kaplumbağa, gençlik yıllarından, Zenon ile şahsen tanışıyordu. Köp rülerden ve sulardan söz etmek onu kırar diye, Aşil’le aralarındaki mesafenin gittikçe küçüleceğinden, bir süre sonra sıfıra ineceğinden dem vurarak artık limit kavramının sayesinde bu tür paradokslardan kurtul duğumuzu dolaylı olarak anlattım. Hatta kısaca son suz küçük kavramından ve bunların sonsuz toplamı nın sonucunun sonlu olabileceğinden dem vurdum. Ancak Asil, kaplumbağaya karşı çok saygılı davranıyor-muş: “matematikçilerden korkulur arkadaş” diyormuş sağa sola. Ben de kaplumbağa’nın yalancısıyım.

Yorumlar  

 
0 #1 Kerem 19-11-2010 11:23
bu bir paradoks değil ki espiri anlamında güzel mantıksızların kafasını karıştırmaya yönelik ama bir yolu almak için önce yolun yarısını almak gerekmez hadi diyelim gerekti o zaman kaplumbağa da yarısını dörtte birisi ... alacaktı ve zıt yönde koşsalar bile yolları en az bir noktada kesişirdi ayrıca asil kaplumbağaya yetişecekti eğer amaç yetişmekse kaplumbağa ona yetişsin :D veya asil kağlumbağanın tahmini alacağı yolun 1m ötesine koşsa da aradaki fark kapanacak Aslında hikayenin yöntemini beğendim düşünülmeyen üzerinden kafa karıştırmayı amaçlıyor ama yanlış
 
 
0 #2 Kerem 16-12-2010 18:11
daha iyi bir cozumum var lis1 e gıdıyomda ogretmen sordu bunu soleyemedım sıze soleyım uzunlukarı es olan iki kamyon dusunun aralarında 10 km fark var ve biri 30km biri 40 km ıle gıdıyor 1 saat sonra aralarındaki fark 0 a ıner ve zaman ılerledıkce fark acılır Asıl, kaplumbagayı gecmek için onun su anda oldugu yolu degıl gelecekte olacagı yolu secerek hareket etmeli yanıt yazın :zzz :zzz :zzz :zzz :zzz
 
 
0 #3 Admin 16-12-2010 20:22
Alıntılandı Kerem:
yanıt yazın :zzz
Tavşanın kağlumbağayı geçememesi olayı zaten limit konusu düşünülmediği ve insanın sonsuz hareket yapabileceği varsayıldığı için imkansız görünüyor zaten. Halbuki yazının sonunda bu olay limit ile anlatılmış. Senin kamyon meselesi de aynı misal.
 
 
0 #4 Kerem 17-12-2010 16:33
benim yazdıgım yanlısmı kardesim ikisi de eninde sonunda bır noktada kesişmez mi dıyon ??????????????? ??????????????? ????????
 
 
0 #5 Kerem 17-12-2010 16:34
hangısını savunuyon dusuncen nedir ???????
 
 
0 #6 Admin 17-12-2010 20:41
Alıntılandı Kerem:
hangısını savunuyon dusuncen nedir ???????

Yolun yarısı olayını düşünürsen hiç bir zaman yetişemez diye ortaya çıkar. Ancak bu işi limit olarak düşünürsen tabi ki yetişir.
 
 
0 #7 Kerem 18-12-2010 22:37
arkadaşlara bir türlü anlatamadım öğretmende de var biraz kim ne derse ona inanıyor...
 
 
0 #8 idsoliya 24-01-2012 20:07
ben kaplumbağanın yerinde olsam çizginin birkaç adim önünden başlamak isterdim.
 

Sadece kayıtlı üyeler yorum yapabilir. Üye olmak için tıklayınız.